
Tanıtım
Kutsal Kitap, dünya tarihi boyunca en çok okunan, dağıtılan ve çevrilen kitaptır. Sadece son 50 yılda yaklaşık 3.9 milyar adet satıldı ve 3,384 dile çevrildi. Kutsal Kitap İsa Mesih’in hayatını da kapsar. Birçok tarihçinin söylediğine göre, İsa Mesih bütün tarih boyunca dünyayı en çok etkileyen insandır. Bu yazı 2020’de yazıldı. Ama ne zamandan beri 2020 yıl? İsa Mesih’in dünyaya gelişinden beri. Bugünkü kullandığımız takvimin temelinde İsa vardır ve O’nun öğretişleri, dünyayı o günden bu yana etkilemeye devam ediyor. Bir kişi İsa Mesih hakkında ne düşünürse düşünsün, bu adamın tarihi değiştirdiği inkar edilemez bir gerçektir…
Bu olağanüstü gerçekler dikkatimizi çekiyor ve bu konu dürüst bir şekilde araştırılmayı hak ediyor. Kutsal Kitap gerçekten Tanrı’nın sözüyse, Tanrı’nın kendi sözünü koruması mantıklıdır. Ama bazıları, Kutsal Kitap’ın bir noktada değiştirildiğine inanıyorlar. Böylece orijinal mesajın kaybedildiğini düşünüyorlar.
Ama bu iddia hakkında enine boyuna düşünmeliyiz. Çünkü çok ciddi ve sorunlu bir iddia bu. Kutsal Kitap gerçekten Tanrı’nın sözüyse nasıl değiştirilebilir? Değiştirildiyse demek ki her şeye egemen Tanrı kendi sözünü koruyamadı. Üstelik Tanrı’nın sözü önceden değiştirildiyse, yeni verdiği sözün tekrar değiştirilmediğini nereden biliyoruz? Yani, İncil değiştirildiyse, Kuran’ın değiştirilmediğini nereden biliyoruz? Bu sorulara cevap vermek için kanıtlara bakmamız lazım.
İncil Nedir?
İlk olarak İncil nedir? Birçok insanın düşündüğünün aksine İsa, hiçbir kitap yazmadı. Birçokları, tıpkı Kuran’ın Muhammed peygambere verildiği gibi, İncil’in de İsa’ya verildiğini zannediyor. Ancak İsa’nın ana amacı, diğer peygamberlerden farklı olarak, sadece Tanrı’nın sözünü ilan etmek değildi. Aslında önceki peygamberlerin sözünü yerine getirmek için geldi. Musa, İbrahim, Davut, Yeşaya, bütün peygamberler bir Mesih’in (Kurtarıcı) geleceğini önceden haber verdiler. Bu Mesih, en önemli olan peygamber (Yasa’nın Tekrarı 18:15-19), kral (Yeşaya 9:6-7), ve günahlarımızı bağışlatan kurban (Yeşaya 53:5-6) olacaktı. İlk adam Adem, Tanrı’ya karşı günah işleyip cennet bahçesinden kovuldu. Ve hepimiz aynı şekilde günah işleyerek Adem’le beraber Tanrı’dan uzaklaştık. Ancak yeni adam İsa Mesih kusursuz ve Tanrı’yı hoşnut eden bir hayat sürdü. Sonra günahlarımızı üstlenen İsa, Tanrı’nın kusursuz kurbanı olarak çarmıhta öldü, günahlarımızın bağışlanmasını sağladı (İbraniler 10:1-18). Üç gün sonra İsa ölümden dirildi. Böylece İsa bizi Tanrı’yla barıştırdı ve sonsuz yaşama kavuşmamız için bize bir yol açtı. Cennet bahçesine bizi kavuşturdu. İsa’nın kendi ismi “kurtarıyor” demek. Ve bu amaç için İsa geldi; dünyayı kurtarmak için.
İncil’in mesajı budur. İncil veya müjde sadece “iyi haber” demek. Ve “İncil” adı verilen, İsa’nın elçileri tarafından yazılan dört kitap, bu iyi habere tanıklık eder. Yani bu kitap İsa’nın hayatını, ölümünü, dirilişini ve bizim için sağladığı kurtuluşu anlatıyor. Ve Hristiyanlar İncil’in Tanrı’nın sözü olduğuna inanıyorlar. Ama Tanrı’nın sözü aslında ne demek?
İslam anlayışına göre, Tanrı’nın sözü Kuran’dır. Ve Tanrı’nın vahyi, Kuran’ın orijinal Arapça yazılan sözleridir. Ancak Kutsal Kitap’a göre, Tanrı’nın sözü İsa’nın kendisidir (Yuhanna 1:14). Yani Tanrı, kendisini İsa Mesih’te en net şekilde açıkladı. Bu yüzden Tanrı’nın sözünün tamlığı İsa Mesih’e bağlıdır ve İncil kitapları bu Söze tanıklık eder. Bu nedenle İncil kitapları Tanrı’nın sözü olarak herhangi bir dile çevrilebilir çünkü aynı mesaja tanıklık etmektedir. Tanrı’nın vahyi, kitabın harflerine değil, mesajına bağlıdır. Aksi halde sadece birinci yüzyılda konuşulan Grekçe’yi anlayanlar Tanrı’nın sözünü gerçekten anlayabilirdi. Öte yandan Tanrı’nın sözü bir mesaja bağlıysa onu herkes anlayabilir. Tabii ki İncil’in orijinal Grekçe sözlerini anlamak yine de çok önemli. Ama bu sözler sadece mesajı anlamak için önemli. Peki İncil’in orjinal sözlerini bulabilir miyiz? Şimdi bu konuyu daha çok araştıracağız.
Dört İncil Kitapları Nereden Geldi?
İsa’dan sonra (~M.S. 33), İsa’nın kendisiyle beraber 12 elçisi, müjdeyi İsrail ve çevresinde yaymaya başladılar. Elçilerin zamanında bu dört İncil kitapları yazıldı. Bu dört İncil, İsa’nın hayatını farklı görgü tanıklarının bakış açılarından anlatıyor. Ayrıca bazıları farklı halkların anlaması için yazıldı. Mesela Matta kitabı Yahudiler için ve Yuhanna kitabı Grekler için yazıldı. İncil’in yazarları ve yazıldığı tarihler aşağıda gösterilmiştir.
| İncil | Yazar | Yazılan Tarih |
| Markos | İsa’nın 12 Elçisinden biri olan Petrus’un öğrencisi Markos | M.S. 40-50’ler |
| Luka | Elçi Pavlus’un yanında olan Luka | M.S. 50-60’lar |
| Matta | İsa’nın 12 Elçisinden biri olan Matta | M.S. 50-60’lar |
| Yuhanna | İsa’nın 12 Elçisinden biri olan Yuhanna | M.S. 80-95 |
Elçilerin yazdığı diğer mektuplarla birlikte, bu dört İncil ilk kiliselerin arasında dağıtıldı. Bir kitabı teslim aldıktan sonra insanlar elle yazarak kopyalayıp diğer kiliselerle paylaşırdı. Böylece kopyalayarak İncil kitapları ikinci yüzyıla kadar Roma İmparatorluğunun her tarafında dağıtıldı. Kitapların orijinal dili Grekçe’dir. Bununla birlikte Süryanice, Kıptice, Latince, Etiyopikçe, Gotikçe ve Ermenice dillerine de çevrildi. İkinci yüzyılda bu 4 İncil kitapları ve elçilerin 23 mektupları kiliseler tarafından Tanrı’nın sözü olarak kabul edildi. Böylece Yeni Antlaşma oluştu. Yahudilerin Tevrat’ı ve Zebur’u ile birlikte (39 kitabın toplamı olan Eski Antlaşma) Hıristiyanların Kutsal Kitabı oluştu (1. Ek bölümüne bakın).
Değiştirildiyse Nasıl Değiştirildi?
Bir kişinin, İncil’i başarılı bir şekilde değiştirebilmesi için dünyadaki bütün İncil kopyalarını bulup yakıp kendi versiyonunu dağıtması gerekirdi. Bunu yapmadıkça bir kişinin İncil’e eklediği şeyler çok kolayca bulunabilir. Çünkü dünyanın her tarafında bulunan İncil’in diğer kopyalarıyla karşılaştırılarak yanlışlıklar hemen belirlenebilir. Ama dünyadaki tüm İncil kopyalarını toplayıp değiştirmek gerçekten mümkün mu? Bunun mümkün olabilmesi için bütün İncillerin aynı yerde toplanması gerekirdi. Ayrıca İncil kopyalarının çok fazla çoğalmadan önce değiştirilmesi gerekirdi. Ama bu durum gerçekten mümkün mü? Kanıtlara bakalım…
Hıristiyan tarihine bakarken müjde çok kısa bir süreç içinde İsrail’den Anadolu’ya, Kuzey Afrika’ya ve Avrupa’ya kadar yayıldı. Romalı tarihçi Suetonius’a göre (M.S. 69-122) Hıristiyanların M.S. 49’da Roma’da yaşadığını öğreniyoruz. “12 Sezar” kitabında şöyle yazıyor: “Yahudiler Mesih ile ilgili sürekli sıkıntı çıkardığı için [Claudius] onları Roma’dan çıkardı.” Claudius, M.S. 41-54 yılına kadar Roma’da hüküm sürdü ve tarihçilere göre bu olay yaklaşık M.S. 49’da oldu. Demek ki müjde, İsa’nın zamanından beri 16 yıl içinde İsrail’den Roma’ya kadar yayıldı. Müjdeyle birlikte elçilerin yazdığı İnciller kopyalanıp tüm kiliselere dağıtılıyordu.
İncil’in en eski bulunan el yazması, P52 adlı bir papirüs parçasıdır. 1920 yılında ve Mısır’da bulunan bu parçada, Yuhanna İncilinden birkaç ayet var. Tarihçilere göre bu elyazması yaklaşık M.S. 125’te yazıldı. Ancak Yuhanna İncili yaklaşık M.S. 90’da ve Efes’te yazılmıştır. Demek ki 35 yıldan az bir sürede orijinal Yuhanna İncili kopyalanıp Efes’ten Mısır’a kadar dağıtıldı.
Papirüs 52 (M.S. 125)

Ama bu ne demek? Demek ki orjinal İncil kitapları baştan beri çok hızlı kopyalanıp her yere dağıtıldı. Ve dünyadaki bütün İncil kopyalarını toplayıp yok etmek imkansız olurdu. İncil kopyaları ne kadar uzağa yayılırsa değiştirme işi o kadar imkansız olur.
Değiştirildiyse Ne Zaman Değiştirildi?
Ne var ki, diyelim ki yıllar sonra bazı İncil kopyalarına yeni şeyler eklendi. Bu yanlışlıkları nasıl bulabiliriz? Genel olarak bir elyazması ne kadar eski olursa o kadar güvenilirdir ve İncil’in orjinal sözlerine o kadar yakın olacaktır. Bu nedenle çok eski elyazmalarını bulabilirsek, yeni kopyalarla karşılaştırarak sonradan yapılan farklılıkları bulabiliriz. Ayrıca ne zaman değiştirildiğini ayırt edebiliriz. Ama bulunan elyazmalarından en eskileri hangileridir? İncil’in bulunan en eski ve en önemli elyazmaları şunlardır:
Kodex Vatikanus (M.S. 300 – 325)

Kodeks Sinatikus (M.S. 330-360.)

Bugünkü okuduğumuz İncil’i çevirmek için bunları çok kullanıyoruz. Çok eski oldukları için yeni kopyalardan daha güvenilir. Bu kopyalar ile orjinal İncil mektuplarının arasında sadece yaklaşık 250 yıl fark vardır. Sonuç olarak, İncil M.S. 330 yılından sonra değiştiyse bu eski kopyalarla karşılaştırarak yanlışlıkları kontrol edebiliriz. Ama bunlardan bile daha eski elyazmaları var mı? Aslında kısımlar olarak daha çok eski olanlar da var. En eski elyazmaları ikinci yüzyıldan kalma. Birkaç önemli olanlar şunlardır:
İkinci Yüzyıldaki Elyazmaları
Papirüs 66 (M.S. 200)


Yuhanna İncili’nin ilk ayetleri: Yuhanna 1:1-2. Metnin köşesi biraz parçalanmış ama şöyle yazıyor:
ΕΝ ΑΡΧΗ ΗΝ Ο ΛΟΓΟΣ ΚΑΙ Ο ΛΟΓΟΣ ΗΝ ΠΡΟΣ ΤΟΝ [ΘΕΟΝ]
ΚΑΙ ΘΣ ΗΝ Ο ΛΟΓΟΣ. ΟΥΤΟΣ ΗΝ ΕΝ ΑΡΧΗ ΠΡΟΣ [ΤΟΝ ΘΕΟΝ]
Başlangıçta Söz vardı. Söz [Tanrı]’yla birlikteydi
Ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, [Tanrı]’yla birlikteydi.
Papirüs 104 (M.S. 180)

Papirüs 52 (M.S. 125)

| P52’de şu ayetler bulunuyor: Pilatus, “Demek sen bir kralsın, öyle mi?” dedi. İsa, “Kral olduğumu sen söylüyorsun” karşılığını verdi. “Ben gerçeğe tanıklık etmek için doğdum, bunun için dünyaya geldim. Gerçekten yana olan herkes benim sesimi işitir.” Pilatus O’na, “Gerçek nedir?” diye sordu. Bunu söyledikten sonra Pilatus yine dışarıya, Yahudiler’in yanına çıktı. Onlara, “Ben O’nda hiçbir suç görmüyorum” dedi. -Yuhanna 18:37-38 |
Uzmanlar P52’nin yaklaşık M.S. 125’te yazıldığı sonucuna varıyorlar. Bunun gibi birkaç çok eski ikinci yüzyıldaki elyazmaları da bulundu. Bunların hepsi aşağıdaki listede sıralanmıştır:
İncil’in Bulunan En Eski Elyazmaları (M.S. 100 – 200)
| İncil | Elyazması |
| Matta | P64, P67, P77, P103, P104 |
| Luka | P4, P75 |
| Yuhanna | P5, P52, P66, P75, P90, P108, P109 |
Sadece bu 14 tane ikinci yüzyıldan kalma elyazmalarını kullanarak Yeni Antlaşma’nın sözlerinin %43’ü toparlanabilir (Wallace). Bunun üstüne üçüncü, dördüncü ve beşinci yüzyıldaki elyazmalarını sayarsak yüzden fazlası var. Bunları kullanarak İncil’in sözlerinin tümünü birkaç defa yeniden toparlanabilir. Örnek olarak aşağıdaki M.S. 250’de yazılan P45 elyazması da var. İçinde tüm dört İncil ve Elçilerin İşleri kitabı bulunuyor.
Papirüs 45 (M.S. 250)

İncil değiştirildiyse, ne zaman değiştirildi? Sekizinci mi, dördüncü mü, ikinci yüzyılda mı değiştirildi? Çünkü bütün bu zamanlardan kalma İncil elyazmaları bulundu. Bu nedenle bazı İncil kopyaları beşinci yüzyılda değiştirildiyse ikinci yüzyıldaki kopyalarla yanlışlığı kontrol edilebilir. Ayrıca İncil elyazmaları hep farklı yerlerde bulunduğu için demek ki bazı elyazması grupları birbirlerinden bağımsız olarak çoğaldılar. Bazı elyazmaları birbirlerinden bağımsız oldukları için yanlışlıklar daha çok kesin bir şekilde bulunabilir. Mesela Mısır’da bir kopya değiştirilip çoğaltıldıysa Avrupa ve Asya’daki kopyalarla karşılaştırarak yanlışlıkları bulabiliriz. Böylece İncil’i değiştirme işi daha da imkansız oluyor (Bu konuyu daha detaylı öğrenmek için “İncil ve Metinsel Eleştiri” makalesine bakın).
Bazıları İncil’in yıllar boyunca yavaş yavaş değiştirildiğini ve orjinal sözleri bilemediğimizi söylüyor. Ama bu iddia aslında temelsizdir. Oldukça eski ve farklı yerlerden çoğaltılmış elyazmaları bulunduğu için bu iddia çok kolayca sınanıp yanlış olduğu gösterilebilir. Üstelik elyazmalarının arasındaki farklılıkları karşılaştırarak orjinal sözleri ayırt edebiliriz. Özet olarak bütün elyazmalarını birbirleriyle karşılaştırınca İncil’in orjinal sözlerini %99.9 kesin bir şekilde bulabiliriz (Wallace). Ama bu test nasıl yapılıyor? Ve karşılaştırınca hangi farklılıkları buluyoruz? Bu işi tamamlamak için metinsel eleştiri bilimi kullanılmaktadır…
Metinsel Eleştiri: Elyazmalarını Değerlendirme
Uzmanlar eski elyazmalarını incelerken metinsel eleştiriyi kullanıyorlar. Mesela Homeros’un Odysseia adlı eserinin orjinal sözlerini bulmak isteseydik nasıl bulurduk? Homeros M.Ö. sekizinci yüzyılda yaşadı ve Odysseia’nın orjinal metni bizde yok. Neyse ki Odysseia’nın bulunmuş birçok eski kopyası var. Ve bu kopyaları dikkatlice birbirleriyle karşılaştırarak farklılıkları bulup orijinal sözleri iyice tespit edebiliriz. Ve ne kadar çok kopya varsa orjinal sözleri o kadar çok kesin bir şekilde bulabiliriz. Bu işlemi kullanarak hem Homeros’un hem İncil’in hem de bütün eski metinlerin orjinal sözleri kontrol ediliyor. (Kuran konusunda metinsel eleştiri hakkında bilgi edinmek için 2. Ek bölümüne bakın)
Örnek olarak diyelim ki bir mektup var. Bununla birlikte bu mektubun bir sürü farklılıklar içeren 10 kopyası var. Orjinal mektubun sözlerini, kopyaların arasından nasıl bulabiliriz? Eğer bir kopyanın içinde bir tane ekstra cümle varsa ama diğer dokuz kopyada o cümle yoksa, hangi versiyon doğru? Muhtemelen ekstra cümlenin yanlış olarak eklendiğini sonucuna varabiliriz. Yine de bundan tamamen emin olamayız. Çünkü sadece 10 kopya var. Ama şimdi diyelim ki orijinal mektubun yüz kopyası var ve bu yüz kopyanın arasında hâlâ sadece bir tane ekstra cümle içeren bir kopya var. Artık bu ekstra cümlenin yanlış olduğundan daha çok emin olabiliriz. Çünkü diğer 99 kopyada o cümle yok. Böylece orjinal mektubun ne kadar çok kopyası varsa onun orjinal sözlerini o kadar kesin bir şekilde bulabiliriz.
İncil’in orjinal sözlerini bulmak için kaç tane elyazması mevcut? Günümüze kadar 25.000’den fazla bulundu. İşin doğrusu diğer eski metinler İncil’le karşılaştırılmaya bile değmez. Çünkü İncil metninin çok daha fazla kopyası vardır. İncil’in tüm elyazmaların sayısı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
| Elyazması Dili | Bulunan Elyazması Sayısı |
| Grekçe (metnin orjinal dili) | 5.800 |
| Latince | 10.000 |
| Diğer: Süryanice, Kıptice, Etiyopikçe, Gotikçe ve Ermenice | 9.300 |
Bu elyazmaları M.S. 125 – 1440 yılları arasında yazıldılar (matbaa makinesinin bulunuşuna kadar). Günümüze kadar 5.800 eski Grekçe elyazması bulundu ve arkeologlar daha fazla buldukça bu sayı her geçen gün artıyor. Ayrıca Grekçe haricinde daha fazla çevrilmiş metin elyazmaları var.
Birinci Yüzyıldaki Diğer Elyazmalarıyla Kıyaslama
Bu sayılar ne ifade eder? Diğer eski metinlere göre çok mu yoksa az mı? Perspektife yerleştirmek için başka birinci yüzyıldaki elyazmalarına bakmalıyız. Mesela İncil’in yazıldığı zamanda birkaç Romalı tarihçi de yazıyorlardı. Bunlardan biri olan Tacitus, Roma’da olup bitenleri kaydediyordu. O döneme ait bilgilerimizin çoğunu tarihçi Tacitus’dan öğreniyoruz. Ancak Tacitus’un yazılarının sadece 3 kopyası bulundu. Roma tarihiyle ilgili bilgilerimizin çoğu bu 3 metne dayanır. Ayrıca bu 3 elyazmasının en eski kopyası, onuncu yüzyıldan kalma; yani Tacitus yaşadıktan 800 yıl sonrasına ait bir kopya. Oysa İncil metninin daha çok eski ve güvenilir elyazmaları vardır. İncil’in bulunan en eski elyazması olan P52 ile orjinal mektubun arasında sadece 35 yıl kadar fark var. Diğer birinci yüzyıldaki metinlere göre İncil elyazmaları bambaşka bir kategoridedir. Çünkü daha çok ve daha eski metinleri mevcuttur. Genel olarak birinci yüzyıla ait bir metnin ortalama sadece 20 tane kopyası vardır. Bu metinlerle İncil’in kıyaslaması aşağıdadır:
İncil’i Birinci Yüzyıldaki Diğer Metinlerle Karşılaştırılması
| Yazı / Yazar | Orjinal Metnin Yazılma Tarihi | Bulunan En Eski Kopyanın Tarihi | Bulunan Kopya Sayısı |
| Tacitus (Romalı tarihçi) | M.S. 56 – 120 | M.S. ~900 | 3 |
| Titus Livius (Romalı tarihçi) | M.Ö. 59 – M.S. 17 | M.S. ~300 | 30 |
| Seutonius (Romalı tarihçi) | M.S. 69 – 140 | M.S. ~900 | 200 |
| Homeros (Yunan Şair) | M.Ö. ~750 | M.S. ~900 | 680 |
| İncil | M.S. 45 – 90 | M.S. 125 | 5.800 |

Görebileceğiniz üzere en çok kopyası olan İncil’dir. İncil’den sonra dünyanın en çok elyazmasına sahip olan kitabı Homeros’un Odysseia’sıdır. Bu kanıtlara göre, İncil’in değiştirildiğini ve orjinal sözlerini bilemeyeceğimizi söylersek, Homeros’un, Suetonius’un ve tüm eski elyazmalarının da güvenilir olmadığını söylememiz gerekir. Yani binlerce elyazmalarına sahip olan İncil’e güvenemezsek, Suetonius’un 200 tane kopyaya sahip olan metnine de güvenemeyiz. Bu nedenle İncil, elyazmalarına göre aslında en güvenilir tarihi metindir.
Diğer Dillerdeki Elyazmaları
Grekçe dışında neredeyse 20.000 adet çeviri eski elyazmaları vardır. Bunların arasında yaklaşık 10.000 Latince, ve 9.300 Süryanice, Kıptice, Etiyopikçe, Gotikçe ve Ermenice bulunur. Bunlar farklı dillerde oldukları için Grekçe elyazmalarından bağımsız olarak çoğaldılar. Bu nedenle bazı Grekçe elyazmaları değiştirildiyse bile diğer çevrilmiş İncillerle iyice kontrol edebiliriz. Bu yüzden bir kimse İncil’i değiştirmek isteseydi bütün Grekçe kopyalara ek olarak 20.000 tane çevrilmiş kopyayı da değiştirmesi gerekirdi. Bu gerçekten imkansız bir iştir.
Kilise Babaları
Ek olarak ikinci ve üçüncü yüzyılda yaşayan Kilise Babaları, yorumlarında çok sık sık İncil’den alıntı yapıyorlardı. Onların yazılarında İncil’den bir milyondan fazla alıntı vardır (Wallace). Sadece kilise babalarının alıntılarını kullanarak İncil’in tüm sözleri birkaç defa yeniden toparlanabilir. Bunlar da diğer elyazmalarıyla karşılaştırılıp kontrol edilebilir. Kilise Babaları da aynı sözlerden alıntı yaptığına göre İncil’in değiştirilmiş olduğu fikrinin yine çürütüldüğünü görüyoruz. Binlerce İncil elyazmalarını bunlarla birlikte karşılaştırarak İncil’in orjinal sözlerini detaylı bir şekilde kontrol edip kesin olarak bulabiliriz.
Elyazmalarındaki Farklılıkların Özeti
İncil’in bu kadar çok kopyası olduğu için İncil’in metinsel eleştiri işi büyük bir iştir. Yıllarca birçok insan bunun üzerinde çalışıyor. 15. yüzyılda Erasmus Roterodamus, bulunan Grekçe elyazmalarını inceleyerek İncil’i yeniden Latinceye çevirdi. Bunu yaparken Grekçe elyazmalarının arasındaki farklılıkları düzeltip “Textus Receptus” adlı bir Grekçe versiyon ortaya çıkardı. Böylece İncil’in metinsel eleştiri işi başladı. O zamandan beri Yeni Antlaşma uzmanları bu işi ilerletti. Amerikalı profesör ve Yeni Antlaşma uzmanı olan Daniel B. Wallace, “The Center for the Study of New Testament Manuscripts” (Yeni Antlaşma Elyazmaları Çalışma Merkezi) derneğini kurdu. Onun derneği, İncil’in tüm Grekçe elyazmalarının kaliteli dijital fotoğraflarını çekmektedir. Böylece elyazmaları daha kolayca ve iyi bir şekilde incelenebilir. Derneğin web sitesi linki şudur: (http://www.csntm.org/).
Ama tüm bu kopyaları karşılaştırırken hangi tür farklılıklar buluyoruz? Büyük mü küçük mü? Ve orjinal sözleri bulabilir miyiz? Daniel B. Wallace bu işi şöyle özetliyor:
- İncil’in orijinal sözlerini %99’dan fazla kesin bir şekilde bulabiliriz
- Elyazmalarının arasındaki farklılıklar Hristiyan inancının en önemli öğretilerini etkilemez.
- Farklılıklar 1) “anlamlı” ve 2) “geçerli” olarak sınıflandırılabilir. Bu kategori şöyle anlaşılabilir:
Anlamlı ve Anlamsız Farklılıklar
Anlamlı farklılıklar ayetin anlamını etkiliyor. Ama anlamsız bir farklılık ayetin anlamını etkilemiyor. Anlamsız farklılıklar genellikle gramer ile ilgilidir.
Geçerli ve Geçersiz Farklılıklar
Geçerli bir farklılık, farklılığın İncil’in orijinal sözü olabilmesi için makul kanıt olduğu anlamına gelir. Genel olarak bir farklılık çok elyazmasında ve güvenilir elyazmalarında bulunursa daha geçerli olur. Öte yandan geçersiz bir farklılık, farklılığın İncil’in orijinal sözü olmadığını konusunda oldukça iyi bir kanıt olduğu anlamına gelir. Mesela bir farklılık sadece birkaç elyazmasında bulunursa büyük ihtimalle geçersizdir.
Farklılıkların Kategorileri
Daniel B. Wallace İncil elyazmalarının farklılıklarını şöyle sınıflandırıyor:
1. Anlamsız ve Geçersiz (%75 – Anlamsız farklılıklar)
Elyazmalarındaki farklılıkların çoğu gramer ile ilgili hatalardır. Mesela eski Grekçede İngilizce gibi, “n” harfı (Grekçesi: “ν”) bazen tanımlığın sonunda eklenir bazen kaldırılır. Ünlüyle başlayan bir kelime varsa önceki tanımlığa bir “n” harfı ekleniyor. Mesela İngilizcede: “an apple” (bir elma) veya “a banana” (bir muz) olarak yazılıyor. Grekçe’de aynı. Elyazmalarındaki farklılıkların arasında en yaygın olan bu gramer ile ilgilidir. İncil kopyalandığında bu gramer hatası sık sık olurdu. Ama görebileceğiniz üzere bu farklılık hem anlamsız hem de geçersizdir.
2. Anlamsız ama Geçerli (%75 – Anlamsız farklılıklar)
Farklılıkların arasında bazen anlamsız ama geçerli farklılıklar var. Mesela o zamanda Yuhanna ve Meryem gibi isimler farklı bir şekilde yazılabilirdi. Ayrıca bazı kelimeler farklı bir şekilde yazılıyorlardı çünkü o zamanlarda standart bir Grekçe sözlük yoktu. Dolayısıyla Grekçe elyazmalarının arasında bazı isimlerin ve kelimelerin yazım farklılıkları vardır. Ama tekrardan böyle bir farklılık anlamsız çünkü ayetin anlamını etkilemiyor. Bu tür anlamsız farklılıklar İncil elyazmalarının farklarının %75’ini oluşturuyor.
3. Anlamlı ama Geçersiz (%24)
Bazı farklılıklar ayetin anlamını etkileyebilir ama geçersizdir. Mesela 1. Selanikliler 2:7 ayeti şöyle diyor: “Ama çocuklarını bağrına basan bir anne gibi size şefkatle (ηπιοι – “epioy”) davrandık.” Ama bazı el yazmada şöyle yazılıyor: “aranızda bebekler (νηπιοι – “nepioy”) gibiydik.” Bu farklılık ayetin anlamını biraz değiştiriyor ama yine de bütün kanıtlara bakarken uzmanlar ikinci versiyonun geçersiz olduğunu sonuçlandırıyor. Özellikle bu ayetin farklılığı tek bir “nü” (ν) harfine ilişkin bir farktır ve bu durumda bir “nü” harfi çok kolayca yanlışlıkla eklenebilirdi. Genel olarak hem dış kanıtlara (elyazmalarını karşılaştırarak) hem iç kanıtlara (elyazmasının içindekilere bakarak) inceleyerek geçersiz farklılıklar iyi bir şekilde bulunabilir. Toplam olarak anlamlı ama geçersiz olan farklılıklar, elyazmaları farklarının %24’ünü oluşturuyor.
4. Anlamlı ve Geçerli (<%1)
Hem anlamlı hem geçerli olan farklılıklar en önemli farklılıklardır. Çünkü ayetin anlamını etkiliyor ve orjinal sözü olabilmek için makul kanıt var. Ama yine de bütün farklılıklar arasında böyle olanlar çok az ve İncil’de hiçbir önemli öğretiyi etkilemiyor. Örnek olarak Vahiy 13:18 ayeti şöyle diyor: “[canavarın] sayısı 666’dır”. Ama önemli bir elyazmasında şöyle yazılıyor: “[canavarın] sayısı 616’dir”. Ancak “616” sayısı sadece bu elyazmasında bulunuyor. Ayrıca kilise babası olan İrenaeus bu farklılığı fark ederek, 666 sayısının doğru olduğunu onayladı. Bu yüzden uzmanlar genel olarak “666” olan versiyonun doğru olduğunu kabul ediyor. Yine de “616” sayısı önemli bir elyazmasında bulunduğu için, doğru olabilmesinin küçük bir şansı var. O yüzden bu kategoriye dahildir. Bu tür farklılıklar bütün farklar içinde %1’den daha azdır.
Elyazmalarının en önemli farklılıklarını görmek ve metinsel eleştiri hakkında daha detaylı bilgi almak için şuraya tıklayın: “Metinsel Eleştiri & İncil”.
Özet
Elçilerden gelen İncil’in orjinal mektupları maalesef bizde yok. Buna rağmen İncil’in orjinal sözlerini kesin bir şekilde bulmak için bol bol kanıt var. Orjinal Grekçe dilinde, 5.800 eski elyazması bulundu. Bunun üstüne 10.000 Latince ve 9.300 başka dillerde İncil elyazmaları bulundu. Bütün diğer eski metinlere göre İncil’in daha çok fazla elyazması vardır. Bunlarla birlikte kilise babalarının yazdıklarında, İncil’in tüm sözlerini alıntı olarak bulabiliriz. Bütün bu kanıtlar İncil’in orijinal sözlerinin korunduğunu ve sözlerinin değiştirilmiş olmasının imkansız olduğunu bize gösteriyor. Bütün kanıtları birbiriyle karşılaştırarak farklılıkları bulup İncil’in orijinal sözleri iyice ayırt edebiliriz. İnsanlar yıllarca bu iş üzerinde çalıştılar ve bu işi yaparken farklılıkların %99’dan fazlasını önemsiz veya geçersiz buldular. Farklılıkların %1’den azı hem önemli hem de geçerlidir. Ama bu farklılıklar bile önemli bir Hristiyan öğretisini etkilemez. Özellikle şu dört en önemli doktrin konusunda hiçbir tartışma yoktur:
1) İsa Mesih gerçekten çarmıha gerildi
“Askerler İsa’yı alıp götürdüler. İsa çarmıhını kendisi taşıyıp Kafatası –İbranice’de Golgota– denilen yere çıktı. Orada O’nu ve iki kişiyi daha çarmıha gerdiler. Biri bir yanda, öbürü öteki yanda, İsa ise ortadaydı.” -Yuhanna 19:17-18
2) Üç gün sonra ölümden dirildi
“Melek kadınlara şöyle seslendi: “Korkmayın! Çarmıha gerilen İsa’yı aradığınızı biliyorum. O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O’nun yattığı yeri görün. Çabuk gidin, öğrencilerine şöyle deyin: ‘İsa ölümden dirildi. Sizden önce Celile’ye gidiyor, kendisini orada göreceksiniz.” -Matta 28:5-7
3) Kurtuluş: İsa, günahlarımızı bağışlatmak için Tanrı’nın kurbanı olarak çarmıhta öldü ve bizi sonsuz yaşama kavuşturmak için dirildi.
“Nitekim İnsanoğlu, hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi.” -Matta 20:28
“Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.” -Yuhanna 3:16
4) İsa Mesih, Tanrı Oğlu’dur (bunun açıklamasını görmek için şurada tıklayın: “Sizce Ben Kimim?”)
“İsa onlara, “Siz ne dersiniz” dedi, “Sizce ben kimim?” Simun Petrus, “Sen, yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin” yanıtını verdi. İsa ona, “Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun!” dedi. “Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam’dır.” -Matta 16:15-17
İncil’in korunduğuna dair kanıtlar bunlardır. Elimizdeki okuduğumuz İncil orjinali ile aynıdır. Artık Petrus gibi, İsa’nın kimin olduğuna karar verebilirsiniz. Ama başkalarının söylediğine göre değil, siz kendiniz için İncil’i okuyup İsa’yı görün. Bu hayatınızda yapacağınız en önemli şey olabilir.
Alıntı Yapılan İşler
Wallace, William B., “How can you trust the New Testament when the original manuscripts are different?”, https://www.youtube.com/watch?v=NikVdhp0YFs
Wallace, William B., “The Basics of New Testament Textual Criticism”, https://www.youtube.com/watch?v=Doi8JxJOtgE&t=2705s
Blomberg, Craig, “A Handbook of New Testament Exegesis”
Hill, Charles E., “Who Chose the Gospels”