İncil Değiştirildi Mi?

Ek Bölümler

1. Ek Bölümü – Kutsal Kitap’ın Kitapları

Eski Antlaşma (M.Ö. 1400 – 420 arasında yazıldı)

KitapKategoriYazarı
YaratılışTevratMusa
Mısır’dan ÇıkışTevratMusa
LevililerTevratMusa
Çölde SayımTevratMusa
Yasa’nın TekrarıTevratMusa
YeşuTarihYeşu*
HakimlerTarihSamuel*
RutTarihSamuel*
1.SamuelTarihSamuel*
2.SamuelTarihYeremya*
1.KrallarTarihYeremya*
2.KrallarTarihYeremya*
1.TarihlerTarihEzra*
2.TarihlerTarihEzra*
EzraTarihEzra
NehemyaTarihNehemya
EsterTarihEster*
EyüpBilgelikEyüp*
MezmurlarŞiir (Zebur)Davut
Süleyman’ın ÖzdeyişleriBilgelikSüleyman
VaizBilgelikSüleyman
Ezgiler EzgisiŞiirSüleyman
YeşayaUzun PeygamberlikYeşaya
YeremyaUzun PeygamberlikYeremya
AğıtlarUzun PeygamberlikYeremya
HezekielUzun PeygamberlikHezekiel
DanielUzun PeygamberlikDaniel
HoşeaKısa PeygamberlikHoşea
YoelKısa PeygamberlikYoel
AmosKısa PeygamberlikAmos
OvadyaKısa PeygamberlikOvadya
YunusKısa PeygamberlikYunus
MikaKısa PeygamberlikMika
NahumKısa PeygamberlikNahum
HabakkukKısa PeygamberlikHabakkuk
SefanyaKısa PeygamberlikSefanya
HagayKısa PeygamberlikHagay
ZekeriyaKısa PeygamberlikZekeriya
MalakiKısa PeygamberlikMalaki
*Bu kitapların yazarları kim olduğunu belli değil

Yeni Antlaşma / İncil (M.S. 45 – 95 arasında yazıldı)

KitapKategoriYazarı
MattaİncilMatta
MarkosİncilMarkos
LukaİncilLuka
YuhannaİncilYuhanna
Elçilerin İşleriTarihLuka
RomalılarMektupPavlus
1.KorintlilerMektupPavlus
2.KorintlilerMektupPavlus
GalatyalılarMektupPavlus
EfeslilerMektupPavlus
FiliplilerMektupPavlus
KoloselilerMektupPavlus
1.SelaniklilerMektupPavlus
2.SelaniklilerMektupPavlus
1.TimoteosMektupPavlus
2.TimoteosMektupPavlus
TitusMektupPavlus
FilimonMektupPavlus
İbranilerMektupPavlus*
YakupMektupYakup
1.PetrusMektupPetrus
2.PetrusMektupPetrus
1.YuhannaMektupYuhanna
2.YuhannaMektupYuhanna
3.YuhannaMektupYuhanna
YahudaMektupYahuda
VahiyMektup (kıyamet)Yuhanna
*Bu kitapların yazarları kim olduğunu belli değil

2. Ek Bölümü – Metinsel Eleştiri ve Kuran

Son 300 yıl boyunca İncil’in elyazmaları üzerinde çok araştırma yapıldı ve İncil’le ilgili metinsel eleştiri işi çok ilerledi. Halbuki Kuran’ın elyazmaları bu kadar yoğun bir incelemeden henüz geçmedi. Yine de Kuran’ın metinsel eleştiri işi yavaş yavaş günümüzde yeni başlıyor.

İslam’ın ortaya çıkışının ilk 100 yılı içinde Kuran’ın doğru ve kesin bir versiyonunu yapmak için büyük bir proje vardı. Muhammed, Kuran’ı parça parça olarak öğrencilerine anlattı. Bu zamanda Muhammed’ın öğrencilerinden birçok kişi Kuran’ı ezberledi ve böylece sözleri korunuyordu.  Ama Kuran’ın yazılı form olarak çok kopyaları yoktu. Birkaç yıl sonra Ebu Bekir’in halifeliğinde (M.S. 632-634) Kuran’ı ezberleyen birçok kişi savaşta ölüyorlardı. Dolayısıyla Ömer bin Hattab, Kuran’ın sözlerinin kaybolacağından korkuyordu. Bu yüzden Ebu Bekir ile konuştuktan sonra, Ebu Bekir Kuran’ın bir kitap olarak yazılmasını buyurdu. Ve Zeyd bin Sabit’i bu işe atadı. Böylece Zeyd bin Sabit Kuran’ın yazılan parçalarını her yerden toplamaya başladı. Bazen ayetin yazılı olduğu tahta ve taş parçalarını toplayarak bazen de Kuran’ı ezberleyenlere danışarak Kuran’ın ayetlerini yazılı bir form olarak düzenledi. (Sahih-i Buhari, 6. Cilt, 61. Kitap, 509) Yine de Kuran’ın bir kitap olarak toplanmasından sonra Arabistan genelinde birkaç farklı Kuran versiyonları hâlâ vardı. Bu farklılıkların farkında olan Osman bin Affan, Ebu Bekir’in versiyonunu doğru ve standart Kuran olarak kabul etti (~M.S. 650). Sonra Osman bin Affan bu Kuran versiyonunun kopyalattırıp Arabistan’da dağıttırdı. Ayrıca Arabistan’daki diğer farklı Kuran versiyonlarının yok edilmesini buyurdu (Sahih-i Buhari, 6. Cilt, 61. Kitap, 510).

Bundan dolayı bazı Şii Müslümanlar Osman’ı Kuran’ı değiştirmekle suçladılar. Onun yaşadığı zamanda, Muhammed dört kişiyi Kuran öğretmeni olarak atadı (Sahih-i Buhari, 5. Cilt, 57. Kitap, 103). Bunlardan olan Abdullah bin Mesud ve Ubey bin Kâb, Zeyd bin Sabit’in düzenlediği Kuran versiyonunu kabul etmediler. Zeyd bin Sabit’in standart 114 sureli Kuran’ından farklı olarak, Ubey bin Kâb’ın Kuran’ında 116 sure vardı, Abdullah bin Mesud’un versiyonunda ise sadece 111 sure vardı. Abdullah bin Mesud 113. ve 114. surelerin Kuran’da olmaması gerektiğini söyledi. Ama Ubey bin Kâb tam tersini düşünüyordu (Sahih-i Buhari, 6. Cilt, 60. Kitap, 501). Osman farklı Kuran versiyonlarının yok edilmesini buyurduğunda, Abdullah bin Mesud kendi versiyonunu teslim etmek istemedi. Yine de Zeyd bin Sabit’in düzenlediği Kuran günümüzde okunan standart Kuran oldu.

Osman’ın yaptıklarının doğru olup olmadığını başka bir tartışmadır. Ama yine de oldukça şüpheli bir olaydır. Bir kimse bir metni kontrol etmek veya değiştirmek isteseydi tam onun yaptığı şeyleri yapardı; yani kendi versiyonunu dağıtıp diğer versiyonları yok etmek. Bazıları, Muhammed’in zamanından beri Kuran’ın sözlerinin kusursuz bir şekilde korunduğunu iddia ediyor. Ama Kuran’ın ayetleriyle ilgili hiçbir zaman hiçbir tartışma olmasaydı diğer versiyonları yok etmek neden gerekiyordu? Bir şey doğruysa hakikatini savunmak için kanıtları ortadan kaldırmaya gerek yoktur. Çünkü gerçek varsa saklayacak bir şey olamaz. Kanıta bakarak gerçek her zaman ortaya çıkar. 

Osman birçok Kuran kopyasını yok ettiği halde bir sürü çok eski Kuran elyazması bulunmuştur. Ve bunlardan bazıları Osman versiyonu olmayabilir. Mesela İstanbul’daki Topkapı elyazması ve Özbekistan’daki Taşkent elyazması yaklaşık 8. yüzyılda yazılmıştır. Bunlar Kuran’ın neredeyse tümünü içeriyor. Ayrıca daha eski parçalar da var. Mesela Birmingham ve Tübingen elyazmaları 7. yüzyılda yazılmıştır. Yine de Kuran metinsel eleştirisi İncil’e göre o kadar ilerlememiştir. Çünkü bu Kuran elyazmalarına sahip olanların çoğu elyazmalarını araştırılmak için teslim etmek istemiyorlar. Bu yüzden bu eski Kuran elyazmalarının resimleri teslim edilmedikçe bu konu iyice araştırılamaz. Yine de bu konu yavaş yavaş daha çok araştırılıyor (Daha çok araştırmak için Keith Small tarafından yazılan “Textual Criticism and Quran Manuscripts” kitabını okuyabilirsiniz).

İncil metniyle ilgili Osman’ın yaptığı gibi bir olayın gerçekleşmesi mümkün değildi. Kuran’ın oluşumu İncil’inkinden çok farklıydı. Ayrıca farklı politik ortamlarda başladılar. Hıristiyanlığın ilk 300 yılında Hıristiyanlar Roma tarafından zulüm görüyor ve birçokları öldürülüyorlardı. İslam’ın aksine ilk yıllarda Hıristiyanlığın hiçbir politik gücü yoktu ve halifelik gibi güçlü bir merkezi otoritesi olmadı. Bu yüzden İncil kopyalarını düzenleyecek bir proje yoktu. Bunun yerine insanlar İncil mesajını yaymaya daha çok odaklanıyorlardı. Hıristiyanlık büyüdükten sonra insanlar İncil kopyalarını incelemeye daha çok odaklanmaya başladılar (daha fazla bilgi için “İncil ve Metinsel Eleştiri” makalesine bakın). O zamana kadar birçok İncil kopyaları dünyanın her tarafına dağıtılmıştır.

Yorum bırakın